KARS       IĞDIR      KAĞIZMAN      SARIKAMIŞ       SELİM      SUSUZ      AKYAKA      ARPAÇAY      DİGOR      ARDAHAN       VEFAT EDENLER   
 
Ana Sayfa > Site Yazarları

Muhsin Ertürk Budak - kagizmanli_ali@hotail.com
RUSYA İRAN DOSTLUĞU VE TÜRKİYE.
27 Şubat 2017

İran kültür ve dış politikasının yabancı korkusuyla kodlandığını söylemek yanlış olmayacaktır. 1979 İran Devrimi sonrasında bu durum daha da şiddetlenmiş iç ve dış politika bu ölçütler ile belirlenmiştir. Bu net olarak İran rejiminin kimliğini de belli ediyordu. Laik bir Türkiye’den hoşnut olmayan İran ile ilişkilerimiz ise bu sert duvara her zaman çarpmıştır. İran ve Türkiye arasında 1979 sonrasında imzalanan birçok anlaşma İran’ın güvenlik endişeleri üzerine iptal olmuştur.

Yabancılardan gelen her ekonomik ve siyasi adımı kötü niyet olarak algılayan İran, Rusya’ya hava sahasını açması ve her anlamda yakın durması ilginçtir. İran net olarak Kuzey Komuşusu Rusya’dan sürekli korkmuştur. Bu korkunun pek tabi tarihsel temelleri bulunuyordu. Sıcak Denizlere inme klasiği tarih de Osmanlı İmparatorluğunu ve İran’ı sürekli tehtit etmiştir.

Komünizm tehlikesi ise İran ile Rus ilişkilerini 20. Yüzyılda bıçak gibi kesmiştir. SSCB’nin dağılması az da olsa korkuları azaltmış ise de ideolojik tehtitler hep sürmüştür. Özellikle her iki devletin ABD hegemonyasına karşı olması ilişkilerin sıcaklığını zamanla arttırmıştır. İran’ın Batı devletleri ile yaşadığı nükleer silah problemleri Rusya’yı yanına alarak söz söyleme politikasını beslemiştir. Batı’ya direnmek için Rusya’nın yanında olmak aslında yeni dünyanın eğilimiydi.

2013’te Ruhani’nin İran da Cumhurbaşkanı olması Rusya ile olan ilişkileri kötü duruma sokacağı düşüncesi hakim olsada, Suriye de meydana gelen olaylar ve değişen şartlar tarih de hiç görüşmemiş bir Rus-İran yakınlaşmasına önümüze serdi. Tek başına Orta Doğu’da söz sahibi olamayacağını anlayan İran “Ben yapamıyor isem Rusya yapsın” politikası ile bir anlamda Türkiye ve ABD politikaları için karşı çıkıyordu. Böylece İran Rusya’yı Orta Doğu batağına çekmiş iktidar mücadelelerinde taraf olmuştu.

Bu süreçte net olarak Türkiye Suriye Politikasında sınıfta kalmıştı. Aslında ABD’den aldığı sözlü desteği fiili anlamda bulamayınca yalnız kalan Türkiye Esad’lı geçiş formülüne başından beri karşı çıkmış ve aniden bir anlam eksen değişikliğine giderek Esad’lı geçişe evet söylemi ile Rusya ile ilişkilerin gelişmesine İran ile olan Suriye toprak bütünlüğü konusunda anlaşmaya hazır olduğunun sinyallerini vermiştir.

Türkiye artık bir taraf değil düzene isim verecek bir politikalara girişmeye karar veriyordu. Ancak taviz vermediği ve vermeceği konusu ise Kuzey Suriye’de oluşacak yeni bir devlet yapılanması. Bu Türkiye için çok büyük tehtit olarak algılanmasına yol açıyordu ve bu tehtit aslında halen daha devam ediyor. Orta Doğu da bölünmüş ve terör yuvası haline gelmiş olan Irak örneğini çok iyi okuyan Türk Dış Politikası Suriye’yi böldürerek aslında yeni bir hataya düşülmesini istemiyor. Bölgede yapılacak bir hatanın bedellerini Irak da olduğu gibi Suriye’de de Türkiye’nin ödeyeceği gerçeği dış politikanın en büyük korkusu aslında.

Türkiye, İran ve Rusya’nın bir araya gelerek yakın zaman da sorunlara çözüm araması ABD politikalarını sarsmış olabilir ancak bölgede ABD olmadan bir çözüm olmayacağı gerçeği de halen mevcut. Rusya zaten bu durum farkında ve Türkiye bu noktada çok önemli.

Türkiye’nin bölge ile olan tarihsel bağlılığı, duygusal halk kardeşliği ve Suriye’de Türkiye’ye karşı bir sempatinin var olması Türkiye’nin hangi taraf da olursa olsun o tarafın politika belirleme sürecince etkin olacağını gözler önüne sermektedir.

Muhsin Ertürk Budak


Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


Muhsin Ertürk Budak Diğer Yazıları

10 Aralık 2016 - SIKIŞAN TÜRKİYE DOĞU-BATI ARASINDA
16 Ağustos 2016 - TÜRKİYE VE RUSYA, ZORUNLU DOSTLUK
22 Haziran 2016 - ÇOK ULUSLU PROBLEMLER, DIŞ POLİTİKA DA YENİ YOLLAR
18 Mayıs 2016 - VİZE MUAFİYETİ VE TÜRKİYE
20 Mart 2016 - SAVAŞ İÇİNDE BİRARADA YAŞAMAK
07 Şubat 2016 - TÜRKİYE BİR SAVAŞIN İÇİNDE Mİ?
28 Aralık 2015 - İSTANBUL’DAN SAMSUN’A UZANAN YOLDA MUSTAFA KEMAL PAŞA
30 Kasım 2015 - RUSYA POLİTİKASI
18 Kasım 2015 - YORGUN ÜLKE
12 Ekim 2015 - ZORUNLU GÖÇLER: TÜRKİYEDE Kİ SURİYE
15 Eylül 2015 - UÇURUMUN KENARI
27 Ağustos 2015 - KOALİSYON VE DIŞ POLİTİKA: TÜRKİYE NEYİ BEKLİYOR?
16 Temmuz 2015 - OSMANLI DA BAYRAMLAR
16 Temmuz 2015 - OSMANLI DA BAYRAMLAR
01 Temmuz 2015 - TÜRKİYE SURİYEYE GİRERSE?
22 Haziran 2015 - SEÇİMLER VE DIŞ POLİTİKADA TÜRKİYE
02 Haziran 2015 - IŞİD İLE SINIR KOMŞUSU OLMAK
16 Nisan 2015 - ERMENİ SOYKIRIMI TARİHSEL BİR YALANDIR.
24 Mart 2015 - NEVRUZ
23 Şubat 2015 - IŞİD EFSANESİ VE TÜRKİYENİN BÖLGESEL KADERİ
18 Şubat 2015 - AVRUPA, ASYA VE TÜRKİYE
05 Ocak 2015 - 2014 VE TÜRKİYE
26 Kasım 2014 - KAPIDAKİ DÜŞMAN
03 Kasım 2014 - KİŞİ EGEMENLİĞİNDEN ULUS EGEMENLİĞİNE
28 Eylül 2014 - IŞİD SORUNU NE OLACAK?
03 Eylül 2014 - DAĞLIK KARABAĞ’DA TIRMANAN SAVAŞ
21 Temmuz 2014 - YÜZÜNCÜ YIL DÖNÜMÜNDE 1. DÜNYA SAVAŞI
14 Temmuz 2014 - Orta Doğu’da Tekrar Alevlenen Mezhep Mücadelesi

KAĞIZMAN'DA NOBETCİ ECZANELER

BU HAFTAKİ NÖBETCİ ECZANELER

PAZARTESİ-ŞİFA ECZANESİ

SALI--NUR ECZANESİ

CARŞAMBA-ALTUN ECZANESİ

PERŞEMBE--ARAS ECZANESİ


CUMA---KAĞIZMAN ECZANESİ

CUMARTESİ,YASİN ECZANESİ

PAZAR--TAMER ECZANESİ

BİZLERDE KAĞIZMANFM OLARAK HASTALARA ACİL ŞİFALAR DİLERİZ,


KAĞIZMANFM CANLI DİNLE


PLAYER TUŞUNA BAS,KAĞIZMANFM CEPTEN CANLI DİNLE,


Facebook Beğen
Menü
Haber Editörü

           Ali Çelik

     0 538 37509 43

HUKUK DANIŞMANLARIMIZ :

Av:Seyfettin Kan

0 535 830 96 49
________________

Av: Kasım Yıldız          

0 532 287 84 08    
________________      

HESAP NO:İBAN:
IBAN: TR260001000343297626465001

____________



 

..
Üye Paneli
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
En Çok Okunan
Video Galeri
En Çok Yorumlanan
Foto Galeri
Takvim
Bugünkü Gazeteler
Anasayfa | Gazeteler | Foto Galeri | Video Galeri | Sohbet Odası
CH