Sitemizin yazarlarından Nurettin Öztürk vefat etti

16 Eylül 2014
0 Haber Yorum

Sitemizin yazarlarından Nurettin Öztürk vefat etti

Sitemizin köşe yazarlarından Nurettin Öztürk vefat etti

Iğdır – Tuzluca – Gaziler doğumlu Emekli Veteriner Hekim – Gazete Köşe Yazarı Nurettin Öztürk yaşadığı ani bir rahatsızlık dolayısıyla Ankara’da vefat etti. Son yıllarda Ankara’ya yerleşen ve burada yaşayan Nurettin Öztürk’ün cenazesi 12 Eylül 2014 Cuma günü Muhammediye Camii’nde kılınan öğle namazdan sonra Karşıyaka Mezarlığına (Ankara) defnedilmiştir. Kendisine Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı dileriz.


Nurettin Öztürk’ün kendi kaleminden özgeçmişi: 01.07.1952’de Iğdır ili, Tuzluca ilçesi, Gaziler köyünde yaşama merhaba dedim. 1964’de Gaziler İlkokulu’nu, 1967’de Tuzluca Ortaokulu’nu,1970’de Iğdır Lisesi’ni bitirdikten sonra 1978’de Elazığ Fırat Üniversitesi Veteriner Fakültesinden mezun oldum. Ve Veteriner Hekim olmaya hak kazandım. Nisan 1979’da Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tuzluca İlçesi Hükümet Veteriner hekim’liğinde Veteriner hekim ve yönetici olarak göreve başladım. Nisan 1980- Temmuz 1981 tarihleri arasında askerliğimi yedek subay(ast teğmen) olarak ifa ettim. Askerlik sonrası Tarım ve Köyişleri Bakanlığının sırasıyla Kağızman Hükümet Veteriner Hekimliği, Sivas Divriği ve Hafik ilçeleri hükümet veteriner hekimlikleri, Sivas İl Tarım müdürlüğü, tekrar Kağızman İlçe Tarım müdürlüğü ve nihayet Kars İl Tarım Müdürlüğünde olmak üzere Veteriner Hekimlik ve yöneticilik yaparak Temmuz 2002’de emekli oldum. Bu arada Aralık 1995-Kasım 2008 yılları arasında Kars merkez ve Kağızman ilçesinde kendi özel Veteriner Kliniğimde Veteriner Hekim olarak hizmet verdim.
Ağustos 2009 yılından bu tarafa yaşamımı Ankara’da Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün karargâh’ında sürdürmekteyim. Yoksulluk ve feodal zulüm içinde yetişen köyden biri olarak, 32 yıl ev ev, ahır ahır, yaz kış, sıcak soğuk, terör, gece gündüz demeden Veteriner Hekim olarak Anadolu’nun feodal yaşantısı içinde kıvranan binlerce köylülerimize hizmet ederken onların ekonomik, sosyal ve kültürel yaşantılarını hep gözlemledim. Bu gözlemlerimi sentezleyebilmem için bir toplum bilim felsefesine sahip olmam gerektiğini, bunun içinde bir tarih bilincimin olması gerektiğini, emperyalizme ve feodalizme karşı verilen kurtuluş savaşını özümsemem gerektiğini algıladım. Köylülerimizin ekonomik, kültürel ve sosyal yaşantısındaki geri kalmışlığın nedenlerini yargılayabilmem düşüncesi beni hep okumaya ve toplum bilim felsefemi geliştirmem yönünde beni hep araştırmalara götürdü. Anladım ki, aslında Mustafa Kemal ATATÜRK bize kulluktan özgür birey ve vatandaş haklarımızı kazanmamıza yön verirken bu özgür toplumun yaratılmasındaki çağdaşlık, demokrasi ve özgürlüklerin kazanılmasının toplum bilim felsefesi mirasım olarak sizlere bıraktığım dediği ‘bilim ve akıl‘dır.
Benim de toplum bilim felsefem bilim ve akılcılık ışığında çağdaşlaşmak ve uygarlaşmak hep ileriyi görebilmek, evrensel insan hak ve özgürlüklerinden yana olmak, toplumculuk ve yaşamı paylaşarak mutlulukları yakalamak, idealizmin aksine pozitif bilim rehberliğinde toplumsal değişim ve gelişim ile aydınlık güneşli yarınlarımızı yakalayabileceğimiz inancıdır.
Bilim ve akılcığın ışığında kazandığımı umduğum Toplum Bilim Felsefemle toplumun bir bireyi olarak sorumluluk ve kendime görev olarak addettiğim bilinci içinde toplumsal ilerlememize bir katkı sağlamak ve kazanılmış haklarımızın savunulması hususunda bir parça olma çabası içinde toplumsal sorunlarımız hakkındaki düşüncelerimi toplumumuz ile paylaşmak için yorum ve makale yazmaya başladım.
Ülkemizin içte ve dışarıdaki çeşitli toplumsal sorunları ve çıkmazları hakkındaki düşüncelerimi belirten makalelerim Kars ölçek gazetesi, Kağızman’ın sesi gazetesinde gözlem adlı köşelerinde, Siyasal Birikim gazetesi,Siyasal Birikim İstanbul yedi tepe internet sitesi,Haberinadresi.org, Iğdır Hudut Gazetesi, Iğdır Gazetesi, Kağızman Gözlem gazetesi,Kağızman fm sitesinde, Kars Bora Gazetesi,Kars Manşet, Kars Önder Gazetesi, Doğu Kültür Gazetesi internet sitesinde, Ardahan Gündem Gazetesi,Önce Halk Haber Sitesi, Serhat Kültür Dergisinde ve internet sitelerinde yayınlanmıştır.Ayrıca Gerçek Gündem Gazetesi internet sitesinde ve çeşitli internet sitelerde yazarların yazılarına yaptığım yorumlar ile facebook’ta ,Twitter'da,kendi sitemde (vetheknurettinozturk.tr.gg) yazı ve yorumlarım günlük olarak yayınlanmaktadır. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi'nin Uluslararası ilişkiler bölümünde ikinci Üniversite eğitimime devam etmekteyim. Altı kardeşiz. Evliyim dört çocuğum ve dört torunum var.
Nurettin Öztürk’ün 27 Ağustos 2014 tarihinde faacebook sayfasında yayınladığı son yazısı: 
KÖYÜN GÖNÜLLÜ BEÇKİLERİ (ANI) Bir zamanları köyün gece bekçileri vardı. Bu gece bekçileri memur değildi. Silahları da yoktu. Maaşları da yoktu. Herhangi bir sosyal güvencileri de yoktu. Devamlı bekçiler de değildi. Köy halkından sırayla nöbetleşe her gece farklı bir kaç kişi köylerinin güvenliğini sağlıyorlardı.
Iğdır’ın Gaziler nahiyesinde kış aylarının birinde gece nöbetinde olan üç bekçi, Muğdet’in kahvesinde okey oyununa dalmışlar, tüm kahvedeki müşteriler dağılmış, Muğdet masanın birinde uyuya kalmış, bekçiler sabah ezanı okununcaya kadar zamanın nasıl geçtiğinin farkında olamamışlar.
O zamana kadar köyümüzde pek hırsızlık, güvenlik sorunu diye bir durum olmamıştı. O geceki şansızlık bu bekçilere isabet etmişti. İki kız kaçmış, üç ahırın büyükbaş hayvanları, hayvan hırsızları tarafından boşaltılmış. Haberleri olmamıştı. İlginç tarafta kaçan kızların bir tanesi bir bekçinin, hayvanları çalınanların bir tanesi de bir diğer bekçinin olması.
Gece bakçileri olduğu için kendilerini güvende hisseden köylüler rahat uyuyorlardı. Ve bu rahat uyumalarından ve bekçilerin görevlerini savsaklamalarından başlarına böyle bir durum gelmişti. Aynen sosyal demokratların aymazlığından bizim cumhuriyet’in başına geldiği gibi.
Kızların kaçması sorun değildi, nasıl olsa kaçtıkları yerden barış için ailesine gideceklerdi.. Sorun çalınan hayvanlar sahiplerinin serveti.
Aslında bölgedeki hırsızların başını herkes biliyor ve tanıyorlardı. Hırsızların başı her zaman ki tavrı ile hangi eşkiya hayvanlarınızı götürmüş bilmiyorum diyecek. Bir kaç gün müsaade istiyecek, araştıracak bunun içinde en az iki büyükbaş hayvanın bedeli kadar para isteyecek, bulursa bir iki hayvanınızda eksikte olabilir diyecek ve kaç gün sonrada hayvanlarınız filan yerde gidin alın diyecek. Hep aynı terane.
Nitekim öyle oldu. Eşkiya başı yakın ilçelerin birinde ikamet ediyordu. Eşkiya başına gidildi, istenilen para verildi. Hayvanlar eksikte olsa bulundu.
Kaçan kızlar köy içinden sevgilileri ile kaçmıştı. Yine ilginç taraf bekçinin kızı kendi akrabasıyla kaçmasıydı.Kaçmaların sebebi eskiden başlık parası vardı bu yüzden gençler evlenemiyorlardı sevdikleriyle..Kaçan kızların başlık parası daha düşük olduğu için bu yola başvuranlar azda değildi. Bu son kaçanların aileleri barış yaptılar. Gençler evlendiler. Siz siz olun olmaz demeyin ve aymazlık içine düşmeyin. Ankara, 24.08.2014

Yorumlar(0)
Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*

E-posta*
(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*




(Yukarıdaki güvenlik kodunu giriniz)

KAĞIZMAN'DA NOBETCİ ECZANELER

BU HAFTAKİ NÖBETCİ ECZANELER

PAZARTESİ-ATAŞ ECZANESİ

SALI--ŞİFA ECZANESİ

CARŞAMBA-NUR ECZANESİ

PERŞEMBE--ALTUN ECZANESİ


CUMA---ARAS ECZANESİ

CUMARTESİ,KAĞIZMAN ECZANESİ

PAZAR--YASİN ECZANESİ

BİZLERDE KAĞIZMANFM OLARAK HASTALARA ACİL ŞİFALAR DİLERİZ,



PLAYER TUŞUNA BAS,KAĞIZMANFM CEPTEN CANLI DİNLE,

 
AnketAnket

YENİ TEMAMIZI NASIL BULDUNUZ,

İDARE EDER,
NORMAL
İYİ
ÇOK GÜZEL,
Son YorumlarSon Yorumlar
Anasayfa'ya Git Anasayfa
Foto Galeri Foto Galeri
Video Galeri Video Galeri
Yazarlar Yazarlar
Yazarlar Künye
Yazarlar İletişim
Bu sitede yayınlanan içerik izinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Codec Haber