KARS       IĞDIR      KAĞIZMAN      SARIKAMIŞ       SELİM      SUSUZ      AKYAKA      ARPAÇAY      DİGOR      ARDAHAN       VEFAT EDENLER   
 
Ana Sayfa > AKYAKA

Kağızman'da gelenek, ve göreneklerimiz,
11 Eylül 2011
Kağızman'da gelenek, ve göreneklerimiz,
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%

Kars’ın gelenek, görenek ve inanışları

1- KOÇ KATIMI :
Kars yöresinin en eski geleneklerinden biriside koç katımıdır. Koç katımı günü mahalli takvimde de önemli bir yer tutmuştur. Çobanlar yanaşmalar ona göre hesap yılını anlaşır ve konuşurlar. Kars ve Kağızman yörelerinde ekim ayının son haftası ile kasım ayının ilk haftası koç katımı günleri olarak bilinir. Daha yayla yerlerinde koyunculuk yapanlar koç erken katıp koyunun ilk baharda otluğa çıkmadan doğurmasını hesaba katarlar. Gün olarak Cuma ve Pazartesi günlerinin hayırlı olacağına inanmışlardır. Katım günü yaklaştıkça koç sahiplerinde de bazı hazırlıklar başlar. Koçları süslemek için Valalar koyunları süslemek içinde boyalar alınır. Evin kızı, gelini koç bezeği denilen renkli örgü ve süsleri hazırlamağa başlamış olurlar. Koçların boynuzlarına ve boyunlarına takılacak meyveleri iplere dizerler. Köylerde sürü sahipleri toplanıp koç katımını ve o yıl ki sürü idaresini konuşur, anlaşırlar. Köy genellikle bir mahallede koçu katmayı kararlaştırır. O gün koyun sahipleri pişirdikleri yemeklerle süsledikleri koçlarla sabahın erken saatlerinde katım yerine giderler. Koçlar götürülürken bazı inanışların da yerine getirilmesine son derece dikkat edilir. Koçlar evden çıkarılmadan önce koça erkek çocuk bindirilirse o yıl doğacak kuzular erkek, kız çocuğu bindirilirse dişi doğarlar. Koçlar katılıp yerine götürülürken aniden yol üzerine erkek veya kadın çıkarsa o yıl yola çıkanın cinsiyetine göre doğacağına inanılır. Sürüye ilk katılan koç siyah koyunla ilgilenirse o yıl kış hafif geçer. Yolda gebe kadına rastlanırsa o yıl koyunların ekseriyetle ikiz doğuracağına inanılır. Koç katım günü köyün neşeli günlerinden biridir. Katım için koçları götürürken silah atma, oyun oynama, tekbir getirme ve türkü söyleme gibi törenleri de yerine getirirler.
 
Koyun sürüleriyle ilgili bazı törenlere de son derece dikkat edilir. Yürüyen koyun sürüsünü ikiye bölüp geçmenin sürü içerisinden boş kova ile geçmenin ve doğum (döl) günlerinde evden tuz, ateş gibi şeylerin dışarıya verilmesi günah sayılmaktadır. Bunlar herkes tarafından bilinen ve dikkat istenen şeylerdir.
 
KARS’TA KOÇLA İLGİLİ ATASÖZLERİ :
1- Allah kolik (boynuzsuz) koçun hakkını gelik (boynuzlu) koça bırakmaz.
2- Koçluk kuzu kozda (koz kuzular için komda ayrılmış bir kesimdir. Bunun göz-bölüm karşılığı kullanıldığı bilinmektedir.) belli olur.
3- İki koç başı bir kazanda kaynamaz.
4- Koçu olan kurban keser.
5- Koçun kuyruğu, koça yük değildir.
 
2- KOYUNUN YÜNÜ :
Oğuzların yurdu olan Kars yörelerinde bu Türk geleneklerinin daha rengi ve kokusu bozulmamıştır. Eski Türklerde attan sonra koyuna olan sevginin bugün de devam ettiğini görmekteyiz. Oğuz Kağan obasının iki tarafına dikmiş olduğu kırk kulaç uzunluğundaki direklerin başına altın ve gümüş kavuklar bağladığı zaman birinin ayağına akkoyun,diğerininkine de karakoyun bağlamıştır. Bugün de sürüde bir akkoyunla bir karakoyunun bulunması Devlet (zenginlik) olarak kabul edilir.
 
Hunların asıl adının (KUN) olduğu, bunun da eski Türkçe de koyun, koç anlamına geldiği Çin kaynaklarından öğrenilmektedir. Ulu bir kavim adı olan (koyun,koç) Oğuz kiliselerinde kabulünden ve İslamiyet’in kabulünden sonra da cami ve mezar taşlarında yer almıştır. Iğdır’ da Karakoyun köyü mezarlığında, Çıldır’ da Gagaç ve Taşköprü köyündeki koyun ve koç heykelleri en canlı örnekleridir.
 
Yine eski Türklerde olduğu gibi, yakınlarından biri ölen kimseye başsağlığı dilemeye gidenler ölü sahibine verilmek üzere beraberinde koç veya koyun götürürler. Koyunlar ayrıca halkın folklor kaynağı da olmuştur. Koyunla ilgili hikayeler çoban ve ağa üzerine koşmalar, orta oyunları oldukça zengindir. Bunlardan biride hemen her köyde rastlanabilen koyunun yüzüdür.
 
Bugün herkes Ramazan günleri sayar ve bekler. Koyunun yüzü gününe kadar, kışın bütün sıkıntılı günleri gibi sayar; koyunun kısır ve gebe olanları belli olmaya başlamıştır. Koç katımından tam 100 gün geçmiştir. Bu gün bir bayram günüdür. Çobanların hepsi toplanarak bir program hazırlarlar. İki erkek arkadaşa kadın elbisesi giydirilir. Diğerleri de çeşitli kıyafetlerle dikkati çekmeğe hazırlanırlar. Köyde bulunan tulum, kaval gibi çalgılarla koyun sahiplerinin evlerini gezerek, türküler söyler ve oyunlar oynarlar; şöyle ki :
 
Koyunun yüzü geldi
Gün çaldı (güneş doğdu) kuzu geldi
Çobana taze keçe
Ayağa kuzu geldi
 
Kara koyun kaç koyun
Sürülerde baş koyun
Koçlar seni bulanda
Kara gider kış koyun
 
Ak koyun alayınan
Ot yığdın kalayınan
Koçlar seni bulanda
Kış gelir belayınan.
 
Türküler söylenir, oyunlar oynanırken kadın elbiseleri giyinenler evin oğluna eş ve hanımına kuma geldiklerini söylerler. Evdekilerde sandıklarını açmak isterler. Bazen o evin erkeklerinin dizlerinde oturarak gizli iğneler batırırlar. Buna son vermek için evin erkeği para, sigara evin hanımıda yağ, bulgur, çorap gibi evde bulunanlardan verir ve ağırlamağa çalışırlar.
Yüzüncü günden sonra koyun artık memededir. Buna “memelerin süte hazırlanması” denir. Doğum başlayıncaya kadar koyun sahiplerinin evinden geceleri ateş çıkması, kazan çıkması ve başkalarına tuz verilmesi iyi sayılmaz. Bu geleneğe uyulmazsa koyunların memeleri doğumdan sonra yara olur, inancı vardır. Doğum koç katımından yüz elli gün sonra başlar. İlk günü doğan kuzuya “dölbaşı” denir ve bunu eve getiren çobana da sahibi tarafından bahşiş verilir.
 
3- DOĞUM GELENEKLERİ :
Kars ilinin en köklü geleneklerinden birisi de doğumla ilgili geleneklerdir. Bu gelenekler , Kars yörelerinde eski oğuzlardan bu güne kadar aynı sıcaklığı aynı sıcaklığı ile gelmiştir. Türklerin bireye ne kadar değer verdiklerini herkes takdir etmektedir. Her nüfus artışı onlarca bir ümit ve bir kuvvet kaynağıdır. (Kız bereket, oğlan devlettir) diyen Türkler birçok töreleri de bizlere bırakmışlardır. Düşmana karşı ilkin durduğu ve bir daha güçlü silah kullandığı için erkek çocuğunun oluşu daha çok sevindirmiştir. Dünyaya gelen erkek çocuk anne ve babanın ilk çocuğu ise damın üzerine çıkılıp bacayı sökmek isteyen kimseye aile reisi tarafından bahşiş verilir. Buna baca sökme denilir. Kurban kesip komşulara dağıtmak, sadakalar vermek de en çok rastlanan davranışlardandır.
 
Doğum haftası tamamlanınca kurban kesilerek, komşular çağrılır. Yemekten sonra duası yapılır ve adı konulur. Ad koymada ailede ölen ünlü kişilerin, peygamberlerin, Devlet büyüklerinin adlarından birisi tercih edilir. Çocukları yaşamayan aileler temenni olarak yaşar, Dursun, Durdağı, Baki gibi isimler koyarlar. Bu çocukların oluşlarında hemen kulaklarına küpe takılarak kıza benzetilir. Dünya’ya gelen her çocuğun kulağına ebeler, ezan okuduktan sonra, erkeklere “Allah senin kılıcını keskin, düşmanlarını kör etsin” diye duada bulunurlar. Çocuğun göbeğini kesen çakı yıkanmadan kapatılır. Hasta annesinin başının altına konur.
 
Anneyi alkarası basmasın diye ilk lokmayı ebe alır ve üç defa anneye uzatıp geri aldıktan sonra kendisi yer. Bu lokma ile alkarası annenin içerisine giderse iç organlarını götürür ve ölümüne sebep olur. Kendi evinin yemeklerine alkarası girer diye komşular anneye yemek yapıp getirirler. Buna yoklama denir. Çocuk için korkulacak bir konuda kırkbasanı’dır.Doğum gününden itibaren kırk gün sürer. Bu süredeki anneye kırklı karı, çocuğa da kırklı çocuk denir. Bir kırklı anne, baba ve diğer bir çocuğun kırkı kız çocuğunu basar. Erkek çocuğun kırkı kız çocuğunu basar. Buna kırk baskını denir.
 
Kırk baskınının çocuktaki belirtileri, devamlı ağlama, zayıflık, bacakları birbirine sarılır gibi takılmasıdır. Böyle bir çocuk tartılır. İslam mezarlığı olmayan mezarlıkta (gör hane) yıkanır. Götürüp kırkı basan çocuğun üzerine üç defa basıp kaldırılır veya anne babasının üzerinden diğer taraftan alınır. Bu anne babanın elbiselerinden biraz koparılıp kırk baskını çocuğun altında yakılırsa sıhatinin düzeleceğine inanılır.
 
4- KOTANLAMALAR :
Aileden başlayarak toplumları sevk ve idare eden örf, adetler sosyal ilişkilerin her sahasında farklı şekillerde kendini gösterir. Folklor, örf ve adet bakımından farklılıkların coğrafi ayrımlarda kendini daha çok ve daha farklı gösterdikleri zahiren ve ilmen bilinen bir husustur. Bölgelerin topluma, toplumun da örf ve adete tesirleri bu farklılıkların doğuşuna vesile olmaktadır.
 
Kars bol ve değişik adetlerin, zengin folklorun çeşitli kaynaklarına sahiptir. Halk Edebiyatında mani olarak bilinen dörtlüklerin bir başka söylenişine halk arasında “kotanlama” denir. Kotanlama çift sürerken söylenen maniler olarak adlandırılabilir. Çiftçilerimiz büyük bir tarlanın sürülmesini 4-10 boyun (çift) öküzün koşulduğu sabanla yapmaktadırlar. Bu usul traktörü olmayan çiftçiler tarafından halen uygulanmaktadır. Sabanı idare edene Mazgal, her boyun (çift) öküzü idare edene Hodak ismi verilir. Hodaklar yaptıkları işi zevkle yapmak ve geceleri uyumamak için dörtlükler (kotanlama) okurlar. Bu okumalar karşılıklı ve irticalen olur. Her dörtlükten sonra hep bir ağızdan “hooo” diye bağırılır.
Kotanlamalar daha ziyade çiftlik hayatına ait konuları ihtiva etmektedirler. Örneğin; sabah tarladaki taşı söküp atınca altından yılan çıkarsa:
 
Şu ağ (ak) taşı kaldırsam
İnce yılan öldürsem
Yılan inceden öter
İncil dağda gül biter
Hooooo...
 
Bu sırada tarlanın yanından geçen yolcuya:
 
Buradan bir atlı geçti
Nalı parlattı geçti
Ellere selam verip
Bize el attı geçti
Hooooo... diye takılırlar.
 
Zıplayarak meleyen koyun kuzuya aynı neşe içerisinde mani koşup:
 
Ay çevirmeler çevirmeler,
İçinde ak koyun meler,
Mele koyunum mele,
Belki sevdiğin gele.
Hooooo...
 
Bu arda kotanlamalar bazen tarla yakınından geçen güzellere laf atmada da gayet ustaca kullanılır.
Buradan bir maya geçti
Sallandı çaya geçti,
Ben sevdim eller aldı
Emeğim zaya geçti
Hooooo...
 
5- KİRVALIK :
Bu adet Doğu Oğuzlardan gelen bir adettir. Müslüman oğuzların ad koyma, toy, av ve şölen düğünlerinin yanında bir de sünnet düğünü vardır.
Kirva – kirve – kivra sünnet olan çocuğu, sünnet merasimi sırasında kucağında tutan kişiye denir. Birde delleyh vardır ki sünnet yapan, sünnetçi anlamındadır.
Sünnet düğünü olacağı zaman, sünnet yaptıran aile ya çok yakın bir akrabasını ya da dost olmak istediği birisini kirve olarak tayin eder. Sünnet olacak her çocuk için bir kirve olacağı gibi birkaç kirvede olabilir. Bir aile ile diğer bir aile arasında kan davası varsa (veya başka bir husumet) birbirleriyle yeniden dost olmak istiyorlarsa kirve olurlar. Kirveler arasındaki dostluğa çok büyük bir önem verilmektedir. Şöyle ki; hiçbir zaman kirve kirvenin kızını alamaz.
Sünnet düğünü için başka yerden gelen misafirleri ağırlamakta kirvede ev sahibi kadar mesuldür. (bazı yerlerde bu görev yalnız kirveye aittir.)
 
6- NEVRUZ BAYRAMI :
“Akşamlar aşk olsun bayram gecesi, bu ayın nurudur Sultan-ı Nevruz.”
Nevruz (Noruz) yeni gün anlamındadır. Dört mevsimin birincisi olan ilkbaharın başlangıcı, doğanın uyandığı gündür. Her şey yeni doğar, her şey yeni başlar ve her şey taptazedir.
Bu bayram bütün bayramların sultanı olarak kabul edilir. Kurban bayramından, şeker bayramından daha parlak olarak kutlanır. Bu bayramda Türk gençliğinin çok eski anıları yaşamaktadır. Bugün “Ergenekon günüdür” derler. Buna sebep şudur: Eski Türkler komşuları Çinlilerle geçinemezlerdi. Yapılan bütün savaşlarda üstündüler. Yüzyıllarca durum aynen devam etti. Yağının bütün hilelerinden, şerrinden uzak kaldılar. Fakat bu uzun sürmedi. Kendilerine dostluk teklif eden yağının bir gün hücumu karşısında kaldılar. Bütün Türkler Çinlilerle yaptıkları bu savaşta imha edildiler. Yalnız bir delikanlı ve bir kız kaldı etrafı aşılamaz dağlarla çevrili bir yaylaya sığındılar ve oraya da ERGENEKON dediler. Çocukları doğdu, torunları oldu. Soyları dört yüz yılda dörtyüzbine vardı. Bir gün dağın çatlaklarından yaylaya bir bozkurt girdi. Türkler kurdun gireceği yerden çıkacağını düşündüler. Bürütecen adındaki demirci odun ve kömür taşıyarak dağı eritti. Türkler Ergenekon denilen bu yayladan gece ile gündüzün eşit olduğu ve tam ilkbaharın başlangıcı sayılan Nevruz günü çıktılar. Eski ülkelerini aldılar. Çinlileri bir intikam hırsı ile yendiler ve sonra da bütün dünyaya yayıldılar. Nevruz için söylenenler sayısızdır. Kars’ta kış ayları çok uzun sürer. Halk kış süresini üç bölüme ayırır:
 
a) Büyük Çile : Kış girdiği günden, 21 Aralık’ tan itibaren, 40 gündür.
b) Küçük Çile : Kırkbirinci günden itibaren 20 gün sürer.
c) Nevruz : Küçük çilenin son günü toprağa cemre düşer, yere nefes gelir derler. Cemreler havaya ve suya düşer. Toprak hava ve su ısınmaya başlar nihayet nevruz gelir. Nevruz anıları sözlü halk edebiyat ürünleri arasında kendisini çok sık gösterir. Ahır Çerşenbe, yeddi levin, baca baca gibi günlerin özellikleri ayrı ayrıdır. Bu ayda ateşli bir bayram hazırlığı yapılır.
Şöyle ki :
Herkes azizine (sevdiklerine) gidecek armağanları temin eder. Nişanlı kızlar bey çorabı dokur, mendil işler; genç gelinler baba veya kardeşlerini karşılayacak hediyeler alırlar. Evler silinir, süpürülür ve bütün ev temizlenir. Her şey baştan aşağıya kadar yıkanır. Tandır yanan damlara su serpmek suretiyle undan nakışlar at resimleri, insan resimleri, çiçek ve ağaç resimleri çizilir. Herkes bayram harçlığını ayırır ve bunu o gün harcar. En az yedi çeşit yemiş alınır ve bunlar birbirine karıştırılır. Babalar kızlarına, kardeşler bacılarına (kız kardeş) akrabalar istekli yakınlarına en değerli hediyeleri alır ve hazırlarlar.
 
Bayram ayının son Çarşamba günü çerşenbedir. Bundan sonra Çarşamba yoktur. Bu gece gelmeden önce Salı (tek günü) kabir üstüne gidilir. ( Kabir üstü, ölüleri anma günüdür) Çeşitli yemişler, pilav, helva gibi yiyecekler hazırlanarak mezarlığa götürülür ve orada bulunanlara ölü hayrına (bilhassa fakirlere) dağıtılır. Ölülere kuran okunur. Ölülere mezar taşları dikilir. Bu adetler 15. Ve 16. Yüzyılda Akkoyunlu ve Karakoyunlu Türk oymaklarında da süre gelen adetlerdir.
 
Salıyı çarşambaya bağlayan gece (ahır çerşembe) tontar denilen ateşler yakılır. Ateşin üzerinden atlanır. Yağlı paçavralardan toplar yapılarak ateş verilir ve havaya atılarak oynanır. Avlu duvarlarına (dış kısımlar) sokulan ufak sopalara sarılan paçavralara ateş verilir. Avlu duvar diplerine hayvanlarını bağlamak anlamına gelen ufacık kazıklar çakılır.
 
Bu gece aile reisi önceden almış olduğu yedi çeşit meyveyi ortaya döker. Evden olup da uzakta bulunanların hisseleri ayrıldıktan sonra, kalan kısım ise evdekiler tarafından eşit olarak bölünür. Bu gece kapıyı dinleyenler olacağından çok tatlı konuşmalar yapılır. Kapı dinlemeye gelenler niyet tutarlar ve dinledikleri yerden duyduklarına göre istikballeri hakkında yorumda bulunurlar. Bu yorumların gerçek olduğuna inanılır. Genç kız ve erkekler dileklerinin yerine gelmesi için soğuk suda yıkanırlar.
 
Bu gecenin en güzel eğlencelerinden biriside şudur: kız ve gelinler çaya giderek su alırlar ve evde suya iğne, yüzük atarak eğlenirler. Su herkesin görebileceği bir yere boşaltılır. Elenecek çiftler iğne kabul edilerek delik kısmına pamuk tıkanır iki iğne leğenin iki ayrı ucundan bırakılır. İğneler suyun yüzünde kavuşurlarsa dilek sahibi gençlerde kavuşacaklar, aksi olursa kavuşamayacaklar demektir.
 
İkinci oyun ise, suya yüzük atma oyunudur. Oyuna katılanlar suya yüzüklerini atarlar. Birisi mani söyler ve elini suya daldırarak bir yüzük çıkarır. Yüzük kimin ise belli olur ve yüzük üzerine söylenen mani yorumlanır. Her maninin kendine has bir anlamı vardır.
 
MANİLERE ÖRNEKLER :
Yüzük attım çayıra Azizim günde men
Soyha düştü bayıra Kölgede sen günde men
Yığılın gohum gardaş Elde gurban bir olar
İşimiz döndü hayıra Sene gurban günde men
 
Azizim daş başı O güneyler
Çok çak vurar daş başı O kölge o güneyler
Çirkinnem bal yeme Yar yarını görende
Gözelinen daş daşı Bayramın o gün eyler
 
Yediğin yemiş olsun
Dediğin demiş olsun
Dayandığın gapının
Yanoyu gümüş olsun
 
Ertesi gün kalın bir ağaca salıncak asılır ve sallanılır. Buna bilhassa genç kızlar, erkekler ve gelinler binerek birbirlerini sallarlar. Bunun da özel deyişleri vardır.
 
Küf atan küflen atan
O kimse kessey atan
Kesseyi atmasınlar
Maraza çatmasınlar
 
Murazın beş kardeşi
Başına yığar daşı
Od getir ocak kala
Süd getir dibini yala
Korhuram anam gele
Saçım, pirçeğim yola
 
Nevruzdan bir gün önce baca baca’dır. 20 Mart’a rastlayan bu günden soğan kabuğu ile yumurta boyanır ve pişirilir. Gündüz her çocuk babasının yanında kapı kapı dolaşır ve kırmızı yumurta toplar. Akşam tekrar ateşler yakılır, bellere şal bağlanır.
Kurban, Şeker bayramları hicri aylara göre olduğundan sürekli olarak yer değiştirirler. Nevruz Bayramı ise ilkbaharın başlangıcında olduğu için hep aynı günde kalır. Nevruz Miladı takvime göre 21 Mart sabahı kırmızı bir güneş doğar Her yer, herkes neşe içerisindedir. Çocukların ağzında şu mani dolaşır.
 
Bu noruz gecesidir
Dövletler bacasıdır,
Verenin oğlu olsun
Vermeyenin kızı.
 
Nevruz sabahı evde yemekler hazırlanır. Bu yemeklerden en önemlisi ve bulunması gerekeni pilavdır. O gün misafirler, ne zaman gelirlerse gelsinler, önlerine mutlaka yemek konur. Nevruz günü herkes kış boyunca beslediği atlarını çıkararak yarış ettirirler. Bunun için şu mani buna uyarlanmıştır.
 
Ramazanın aşından pilavından
Kurban’ın etinden
Nevruz’un atından
Sakının
 
Bandan başka; Manda, Horoz ve koç dövüşü da yapılır. Ayrıca gençler ve çocuklar boyalı yumurtaları dövüştürürler. Yumurtası kırılan diğerine verir. Bugün küsülü olanlar (Konuşmayanlar) barışır; nahoş hareketler yapılmaz, küçükler; sıhhatli olanlar hastaları ziyaret ederler akrabalar arasında hediyeler alınıp verilir. Nişanlılar görüşürler. Bu bayramın ziyareti üç ay sürer. Bunun içindir ki Nevruz “Dut yetişene değin sürer” derler. Nevruzun ertesi günü herkes hayvanını sabahın karanlığında suya götürür ve taze su içirir. Suyun başında herkes kendi el-yüzünü yıkar. Artık eskinin bedbinliği , kötülükleri tamamen silinmiş ve yeni yılın saadeti yerini almıştır. Artık yepyeni bir hayat başlamıştır ve her şey yepyenidir.
 
7- GODUGODU (DODU) :
Bahar mevsiminin kurak gittiği zamanlarda yağmur duasına çıkmadan başka birde godugodu da gezdirilir. Kuraklığın derecesine göre çocuklar veya büyüklerden bir takım süpürgenin başına leçek bağlayarak bebek yapar ve sopanın ortasına dik duracak bir şekilde bağlanır. Bebeğe benzeyen süpürgeye godugodu ve dodu denilmektedir. Dodunun sopaya bağlanışı gelinin ata binmesine benzediği için küçük çocuklar buna dudu, yani gelini götürürken zurnanın da du, du, du ... sesinden uydurulmuş bir ismi olsa kere kir derler. Halk ağzında da dudu olarak değişmiş olduğu kanısı vardır. Godugodu gezecek takım erkeklerden meydana gelir. Bebek yapılmış süpürgenin bağlı olduğu sopanın iki ucundan birer kişi tutar ve diğerleri arkadan yürüyerek köyün her evinin önüne gidilir ve hep bir ağızdan şunlar söylenir :
 
Godugoduyu sorduzmu?
Goduya selam verdizmi?
Godu kapıdan geçende
Bir sulu yağmur gördüzmü?
 
Orada bulunanlarda gördük gördük diye seslenirler.
 
Godu geldi doduya
Selam verdi orduya
Yağ veren hatun olsun
Un veren gotur (uyuz) olsun, amin.
 
Evin hanımları, topluluğun ellerindeki kaplara yağ, yumurta ve peynir gibi şeyler koyarken sopanın uçlarından tutanların ve dodunun başından su döker ve diğer gezenlere de serper. Gezeme tamamlandıktan sonra toplanan maddeleri aralarında paylaşarak yağmurun yağmasını beklerler. Dodu sözü benzetmelerde de yer almıştır. Gezegen, üstü başı kirli ve perişan kadınlar için; dodu gibi geziyor, dodu kılıklı, dodu gibi toplayana, ıslanmış olanlar içinde doduya dönmüş, sanki dodu gezmiş denilir ve ıslanmış olduğu belirtilir.
(BA-BA-S) KARS (KHA)
 
 
 


Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer AKYAKA Haberleri

Başlık Tarih
 
Kars’ta fırtına çatıları uçurdu11 Eylül 2017
Akyaka’da 11 Bin 685 Adet Kök Kenevir Ele Geçirildi11 Ağustos 2017
Akyaka Yolu Asfaltlanıyor23 Temmuz 2017
Kars'ta Hayvan Hırsızlığı19 Nisan 2017
Kaymakam Kaya Görevden Ayrıldı27 Mart 2017
Akyaka Kaymakamından Veda Mesajı04 Ocak 2017
Kars Valisi Türkiye-Ermenistan sınır hattında incelemede bulundu16 Kasım 2016
Vali Doğan Akyaka’da muhtarlarla buluştu16 Kasım 2016
Türkiye-Ermenistan sınır hattında incelemelerde bulundu14 Kasım 2016
Akyaka’da kurtuluş coşkusu03 Kasım 2016
Akyaka kaymakamı tutuklandı,05 Ağustos 2016
Görevden Uzaklaştırılan Kaymakam Gözaltına Alındı!01 Ağustos 2016
Akyaka Okuyor’ projesi kütüphaneye ilgili artırdı18 Mayıs 2016
Kars-Akyaka arası DMU SET seferleri başlıyor!17 Mayıs 2016
Akyaka’ya Z-Kütüphane11 Mayıs 2016
Akyaka Okudu, Ödüller Sahiplerini Buldu!05 Mayıs 2016
Akyaka Ziraat Odası’nda süt kampanyası23 Mart 2016
“HUZURLU OKUL HUZURLU TOPLUM PROJESİ” DEĞERLENDİRME TOPLANTISI21 Mart 2016
Bu Mezarlıktaki Taşlar Konuşuyor!12 Şubat 2016
Akyaka’da Merkez İstasyon Camii açılışı yapıldı12 Ocak 2016
AKYAKA, BU YILDA OKUYACAK24 Aralık 2015
Akyaka’da 4 dakikada hayat kurtulacak!12 Aralık 2015
Köylerin çatıları yerle bir oldu17 Kasım 2015
Mehteran Takımı Coşturdu06 Kasım 2015
Akyaka’da Kurtuluş Coşkusu05 Kasım 2015
Akyaka’da teröre tepki yürüyüşü11 Eylül 2015
Başkan Toptaş: Akyaka’da Altyapı Sorunu Çözülüyor30 Ağustos 2015
Akyaka köyleri güzelleşiyor!29 Temmuz 2015
Birlikte oruç, birlikte iftar04 Temmuz 2015
Yaz Kur’an Kurslarına Kaymakam Ziyareti04 Temmuz 2015
Akyaka’da ana sınıflarında ağız ve diş sağlığı03 Haziran 2015
AKYAKA’DA TÜBİTAK BİLİM FUARI29 Mayıs 2015
70. Yıl TÜBİTAK Bilim Fuarı23 Mayıs 2015
Şoförler Eğitimle Bilinçleniyor16 Mayıs 2015
Akyaka’da annelere özel gün14 Mayıs 2015
Akyaka’da eğitim faaliyetleri20 Nisan 2015
Akyaka Kitap Okuyor20 Nisan 2015
Akyaka Milli Eğitim’den RAM’a ziyaret10 Nisan 2015
Vatan Partisi Akyaka ilçe binasını törenle açtı25 Mart 2015
AKYAKA’DA EĞİTİM MASAYA YATIRILDI16 Şubat 2015
Akyaka’nın iyi çocuklar ödüllendirildi22 Ocak 2015
AK Parti Akyaka ilçe teşkilatında kongre heyecanı10 Kasım 2014
Akyaka Emniyeti, Projeleriyle Sempati Topluyor27 Ekim 2014
Vekillerden Akyaka Kaymakamına “Hayırlı olsun” ziyareti29 Eylül 2014
Akyaka’da öğretmenlere motivasyon gezisi16 Eylül 2014
Kaymakam Uğurlu, veda etti!09 Eylül 2014
Karslı anne iki çocuğuyla yan yana toprağa verildi21 Ağustos 2014
Hint kenevirleri ele geçirildi14 Ağustos 2014
Akyaka’da esnaflar bilgilendirildi10 Ağustos 2014
Akyaka’da çöp sorunu09 Haziran 2014
Akyaka’da tarihi bina çürümeye terk edildi09 Haziran 2014
Minareyi yıldırım vurdu08 Haziran 2014
Liselilerin şiir aşkı07 Haziran 2014
Eğitime desteğe teşekkür edildi03 Haziran 2014
İnek sürüsüne yıldırım düştü22 Mayıs 2014
Akyaka haberleri16 Mayıs 2014
Engellilerin askerlik sevinci12 Mayıs 2014
Emeği Ödenmez Annelerimizin10 Mayıs 2014
Akyaka güzelleşiyor!09 Mayıs 2014
Akyaka’dan haberler07 Mayıs 2014
Öğrencilerin tablet sevinci29 Mart 2014
Kurumlar kardeş oldu, çocuklar mutlu oldu29 Mart 2014
Bakan Yıldız, müjdeyi Ermenistan sınırından verdi22 Mart 2014
Akyaka’nın yaylalarına elektrik sözü22 Mart 2014
Başarılı öğrencilere ödül18 Ocak 2014
Akyaka’da kıyafet yardımı14 Ocak 2014
Akyaka’da kar manzaraları Kars’ta dev buz sarkıtları08 Ocak 2014
Ermenistan’la Sınır Görüşmesi yapıldı03 Ocak 2014
Akyaka’da Hayvan Dezenfeksiyon Ünitesi kuruldu20 Aralık 2013
HAYVAN DEZENFEKSİYON ÜNİTESİ11 Aralık 2013
Akyaka Tanıtım Filmi yayında05 Aralık 2013
Akyaka Karahan Köyü hakkında01 Kasım 2013
Kars’ta su değirmeni büyük rağbet görüyor31 Ekim 2013
Kars’ta bayramlaşma sınır ilçesi Akyaka’da başladı16 Ekim 2013
Pancar Kampanyası Akyaka kantarında başladı11 Ekim 2013
Şans 56 kişiye güldü05 Ekim 2013
Taşımalı şoförlere seminer verildi23 Eylül 2013
Akyaka’nın yeni öğretmenleri ilk dersi Bakan Avcı’dan aldı13 Eylül 2013
MHP Akyaka ilçe binası açıldı02 Eylül 2013
Akyaka’da sergi heyecanı31 Mayıs 2013
Akyaka’da Kutlu Doğum coşkusu 24 Nisan 2013
Tren rayına taştan barikat kurdular, 60 yolcu ölümden döndü12 Nisan 2013
Akyaka cemaati cami sorunuyla karşı karşıya!27 Mart 2013
Kılıç: Çözüme herkes destek vermeli!26 Mart 2013
AK Parti’nin Akyaka ziyareti26 Mart 2013
Akyaka’da Şeker Pancarı konuşuldu19 Mart 2013
Kars Akyaka yolu tipi ve sise teslim30 Ocak 2013
Akyaka’da karne heyecanı25 Ocak 2013
Akyaka’dan İŞKUR’a Teşekkür21 Ocak 2013
Akyaka Kaymakamının köy ziyaretleri06 Aralık 2012
Akyaka’da gebe düve dağıtımı18 Ekim 2012
Akyakalılar Adliyelerini geri istiyor18 Haziran 2012
Yılsonu sergileri büyük ilgi görüyor29 Mayıs 2012
Akyaka’da ilköğretim öğrencileri yılsonu etkinliği düzenledi24 Mayıs 2012
Akyaka Çöpyaka Çiçekyaka22 Mayıs 2012
Dünya Göçmen Kuşlar Günü Kuyucuk’ta kutlandı20 Mayıs 2012
Akyaka Müftülüğü Ani’de17 Mayıs 2012
Akyaka oldu ''Çöpyaka''!08 Nisan 2012
Akyaka'da Çürük Binalar Yıkılıyor01 Nisan 2012
Akyaka fethe doymadı12 Mart 2012
Kars eğitim alanında hizmete muhtaç bir şehir ,12 Mart 2012
Akyaka’da oyuncak dağıtımı yapıldı23 Şubat 2012
AKYAKA’DA 23 ÖĞRETMEN GÖREV BAŞINDA 20 Şubat 2012
Camide korkutan yangın,06 Ocak 2012
ŞİİR YAZMAYA BAŞLAYAN BİR KAĞIZMANLI06 Ocak 2012
Türkiye Şehitleriyle Yürüyor05 Ocak 2012
Kağızman Bebekleri Yeni Kostümüyle,05 Ocak 2012
Kağızman’daki Çeyiz Kesinti Geleneği Bilimsel Bir Araştırma Konusu Oluyor!04 Ocak 2012
Sarıkamış Şehitlerini anma hazırlıkları başladı 28 Aralık 2011
Kars'ta Eski Hekimevi yıldızlı otel oluyor27 Aralık 2011
Erdal Erzincan bugün Kars'ta 23 Aralık 2011
KARS'TA DOKUMACILIK KURSU21 Aralık 2011
I. Dünya Savaşı'nda En Büyük Kara Harekâtı Sarıkamış'ta Yapıldı21 Aralık 2011
Kars’ta yemek kültürü18 Aralık 2011
Uğur Arslan'ın Kağızmanda çektiği klip,(video)20 Kasım 2011
Kışlık Ürünler Satışa Sunulmaya Başladı15 Kasım 2011
Kars'ta “Bir Kadın Tanıdım” adlı diziye tepki yağıyor.15 Kasım 2011
Akyaka Belediye Başkanı Hayrullah Bulut hayatını kaybetti12 Kasım 2011
DESTANINI YAZDI MUSTAFA TURAN10 Kasım 2011
Kağızman'da bayramlaşma (video)07 Kasım 2011
Kağızman'da Bayram 07 Kasım 2011
Ahmet ARSLAN ve Prof. Dr. Yunus KILIÇ’ın Kurban Bayramı mesajları,05 Kasım 2011
Erdoğan Yıldırım'ın Bayram Mesajı05 Kasım 2011
Kağızman Belediyesinden yardım kampanyası,31 Ekim 2011
Kars'ın Kurtuluş Töreni31 Ekim 2011
KARS'TA KÜLTÜR MERKEZİ AÇILDI29 Ekim 2011
Berfo Nine için Türkü bestelendi 24 Ekim 2011
Kağızman'da Kapari Hasatı23 Ekim 2011
Uluslararası Sempozyumda Kağızman Konuşuldu23 Ekim 2011
Kars'ta Erişte Günleri18 Ekim 2011
Kağızman'da Uzun elma festivali yapıldı,15 Ekim 2011
Sarıkamış'ta Hanımlara Turşu Yapma Eğitimi12 Ekim 2011
LAÇIN SANA NE SÖYLESİN?11 Ekim 2011
KAĞIZMAN BALINA NAZAR MI DEĞDİ?11 Ekim 2011
1. Kağızman Uzun Elma Şenliği10 Ekim 2011
KAĞIZMAN'DA YABAN HAYATI GELİŞTİRME SAHASI TOPLANTISI YAPILDI,04 Ekim 2011
KAĞIZMAN’IN DÜŞMAN İŞGALİNDEN KURTULUŞUNUN02 Ekim 2011
KAĞIZMAN ŞAH ELMASI EYLÜL’DE ÇİÇEK AÇTI25 Eylül 2011
Kars maralının yıldızı yükseliyor 23 Eylül 2011
Kağızman’da En Güzel Cami Bahçesi 23 Eylül 2011
Kars’ta kazlar görücüye çıktı22 Eylül 2011
KAĞIZMAN KAYA TUZU GUATR İÇİN ŞİFA22 Eylül 2011
ERCİŞ DOMATESİ KAĞIZMAN’DA SEVİLDİ22 Eylül 2011
İNEĞİ VAR AHIRI YOK21 Eylül 2011
Kars’ta Ahilik Haftası kutlamaları başladı 21 Eylül 2011
Halk Oyunları Türkiye Şampiyonası ödül töreninde kavga çıktı.18 Eylül 2011
Farkına var ayrılık nasıl bir şey13 Eylül 2011
Kağızman’ın bereketli pazarı 13 Eylül 2011
Ermeniler Kars'ta Ayin Yaptı13 Eylül 2011
Nesibe ile Çağrı'nın Düğünü10 Eylül 2011
Oluklu Göleti kuruyor 10 Eylül 2011
Yasin ve Nurgül çiftinin muhteşem duğunu,05 Eylül 2011
Kağızman'da Susam Taşı Bulundu04 Eylül 2011
Nuroş'un Mezarı Şiirle Süslü04 Eylül 2011
AV SEZONU AÇILIYOR,31 Ağustos 2011
Kağızman'da bayramlaşma (video)30 Ağustos 2011
Tekcan'dan Bayram Mesajı28 Ağustos 2011
Behcet GÖNÜL güven tazeledi28 Ağustos 2011
Kaymakamımızın Ramazan Bayramı Mesajı27 Ağustos 2011
Kadir Gecesi mesajı25 Ağustos 2011
Kaymakam Şuayip Gürsoy İftar Çadırında,23 Ağustos 2011
Erdoğan: Bu devran böyle gitmeyecek22 Ağustos 2011
Kars'ta Balıkta Ramazan Bereketi Yaşanıyor22 Ağustos 2011
HALİFE NUMAN’IN GİRESUN’LU TORUNU KAĞIZMAN’DA20 Temmuz 2011
Kars Turizmine Bir Yenisi Daha Eklendi20 Temmuz 2011
Kars'ta Aşıklık Geleneği Ramazanda Canlanacak 18 Temmuz 2011
Kağızmanlı Emirhan Yıldırım 240 Gündür Kayıp18 Temmuz 2011
Aras Nehri'nde Yayın Balığı Bereketi 18 Temmuz 2011
Ezan Çiçeği Kağızman’ı Sevdi18 Temmuz 2011
Kars Kalesi Yıkılıyor15 Temmuz 2011
kandil mesajı14 Temmuz 2011
BELKİ BİR GÜN14 Temmuz 2011
Kars'ta Kadın Arıcılar 13 Temmuz 2011
KAĞIZMANLI ARICILAR TEDİRGİN11 Temmuz 2011
Sarıkamış Şehitleri'ne Yürüdüler11 Temmuz 2011
Kağızmanlı Ozanlar Yazılıkaya’da Buluştu 11 Temmuz 2011
KAĞIZMAN'DA KOMŞU MEZAR YAPIMI06 Temmuz 2011
KAĞIZMAN ÇİLEĞİ BAŞKA BİR LEZZET06 Temmuz 2011
Sarıkamış Milli Park’ta Rehabilite Çalışmaları 06 Temmuz 2011
TEZGAHLARDA CAMEKANLAR YOK ARTIK05 Temmuz 2011
ÇEŞME TAŞI İŞÇİLİĞİ ÖLDÜ MÜ?05 Temmuz 2011
Değerli okurlarım, Can Dostlarım ;05 Temmuz 2011
KAĞIZMAN'DA NALBANTLIK CAN ÇEKİŞİYOR05 Temmuz 2011
Kars'ta Tütün Kontrol Ekipleri Toplantısı05 Temmuz 2011
Kars'ta Amerikan Rüzgarı Esecek05 Temmuz 2011
koçköyü’nde Renkli Festival05 Temmuz 2011
Vali Kara: Biz aslında “Kars” ailesiyiz 01 Temmuz 2011
Tam kapasiteli hizmet 01 Temmuz 2011
6. ULUSLAR ARASI KARS AŞIKLAR BAYRAMI SONA ERDİ30 Haziran 2011
KARA YAĞMURUMA ÜMİTLİ BİR GÜNEŞ30 Haziran 2011
BTK Demiryolu Projesi’nin Önemi 30 Haziran 2011
Kaymakam Gürsoy'dan Bal Desteği30 Haziran 2011
Dünya'ya Açılacak Markalar Kars'tan Çıkacak30 Haziran 2011
Kağızman’da Köylüler Yaylaya Çıkmaya Başladı 30 Haziran 2011
Iğdır ve Kağızman'da Kiraz Hasadı Başladı29 Haziran 2011
Kağızman'da Sıcak Havalar Bunaltıyor29 Haziran 2011
Sarıkamış’ta Bulunan Büyük Çayır Mantarı İlgi Odağı Oldu29 Haziran 2011
OZAN TEKİN TİKTAŞ KAĞIZMAN’I ZİYARET ETTİ27 Haziran 2011
Kars'ta Aşıkların Bayramı Üçüncü Gününde27 Haziran 2011
Kars'ta Hukuk Mahkemeleri Kanunu Toplantısı27 Haziran 2011
Kars'ta Aşıklardan Sokak Konserleri 24 Haziran 2011
Murat Çobanoğlu Mezarı Başında Anıldı24 Haziran 2011
Kars Aşıklar Bayramı Bugün Başlıyor24 Haziran 2011
Cavit Tebrizli Kars’ta Konser Verecek 22 Haziran 2011
Kars'ta Kene Paniği22 Haziran 2011
Ardahan'ı Aşıklar Şenletti22 Haziran 2011
Kars'ın Tarihi Muradiye Hamamı Yıkılıyor22 Haziran 2011
Kars Milletvekili Kılıç Sergi Açtı22 Haziran 2011
Aşık Karataş’tan tepki 22 Haziran 2011
AYDIN OLMA SORUMLULUĞUNU DUYUMSATAN 22 Haziran 2011
Kars'ta Çicek Açtı22 Haziran 2011
6. Kars Aşıklar Uluslararası Bayramı Başlıyor 22 Haziran 2011
Kars’ta Şah Kaldırma Geleneği 22 Haziran 2011
Koyunyurdu Köyünü Domuz Sürüsü Bastı21 Haziran 2011
95 Gün Sonra Kars’a Döndüler21 Haziran 2011
Aşıklar Tanrıkulu\'nun juri başkanlığına tepkili21 Haziran 2011
Sarıkamış Kızılay Derneği Babaları unutmadı20 Haziran 2011
Kanadalı Doukhoborlar köklerini arıyorlar20 Haziran 2011
İNGİLİZ YAZAR PAT YALE KAĞIZMAN’DA20 Haziran 2011
Kars'ta Ani Gravürleri Sergisi20 Haziran 2011
HALICILIK KURSUNA YOĞUN İLGİ15 Haziran 2011
KIRMIZI ETİN OLMAYIŞI CİVCİV SATIŞINI ARTTIRDI,15 Haziran 2011
Kars’ta ki İnsanlık Anıtı Kaldırıldı15 Haziran 2011
TIRPANLAR DA YENİLDİ14 Haziran 2011
ÖYLE ÇOK DİNLEDİK Kİ12 Haziran 2011
Kars'ta “Faydalı İnsan Projesi” Ödül Töreni10 Haziran 2011
Kars'ta “Giymiyorsan Giydir” Kampanyası08 Haziran 2011
İsmek'ten Kağızman'a Sanatsal Destek07 Haziran 2011
Yaşar Alptekin’den Namaza Çağrı05 Haziran 2011
Ahmet Aslan Pazar.Günü saat18.00'de Kağızman FM'de04 Haziran 2011
KÜLTÜRÜNE SAHİP OLMAYAN SİYASET 04 Haziran 2011
YAŞAMA TUTUNAN YAŞLI BİR SÖĞÜT 04 Haziran 2011
Bayrak Ana Yine Yollarda03 Haziran 2011
Kars Kızılay’ı Kandilde Lokum Dağıttı 03 Haziran 2011
Kars'ta Aynalı Köşk’te İlk Konser 03 Haziran 2011
YETER !.. BENİ BUNALTTINIZ !..02 Haziran 2011
Yarın Regaip Kandili01 Haziran 2011
Kars’ta Arıcılık Günü Semineri01 Haziran 2011
İKTİDARIN UFKU DARALIYOR01 Haziran 2011
Kafkas Türk Halkoyunları Ekibi Türkiye Finaline Gidiyor30 Mayıs 2011
Kars İşkur'da Girişimcilik Kursu Başladı30 Mayıs 2011
Kars Halkının İlgisizliği Üzdü30 Mayıs 2011
Kaymakam Umur Köyü’nde Halk Eğitimi sergisinde 30 Mayıs 2011
işte başarılı Kaymakam?29 Mayıs 2011
107. Semerkand İletişim Merkezi Kars’ta açıldı 29 Mayıs 2011
GÜNİNDİ KÖYÜ ALABALIK TESİSİNİ SEL ALDI29 Mayıs 2011
Dünya Arı Gününde Arıları Öldü29 Mayıs 2011
ATAŞOĞLU’DAN AŞIKLAR BAYRAMI’NA TEPKİ ŞİİRİ28 Mayıs 2011
KARS’TA TÜMÜLÜS28 Mayıs 2011
Digor’un Başarılı kaymakamından ağaç dikimi28 Mayıs 2011

KAĞIZMAN'DA NOBETCİ ECZANELER

BU HAFTAKİ NÖBETCİ ECZANELER

PAZARTESİ-ŞİFA ECZANESİ

SALI--NUR ECZANESİ

CARŞAMBA-ALTUN ECZANESİ

PERŞEMBE--ARAS ECZANESİ


CUMA---KAĞIZMAN ECZANESİ

CUMARTESİ,YASİN ECZANESİ

PAZAR--TAMER ECZANESİ

BİZLERDE KAĞIZMANFM OLARAK HASTALARA ACİL ŞİFALAR DİLERİZ,


KAĞIZMANFM CANLI DİNLE


PLAYER TUŞUNA BAS,KAĞIZMANFM CEPTEN CANLI DİNLE,


Facebook Beğen
Menü
Haber Editörü

           Ali Çelik

     0 538 37509 43

HUKUK DANIŞMANLARIMIZ :

Av:Seyfettin Kan

0 535 830 96 49
________________

Av: Kasım Yıldız          

0 532 287 84 08    
________________      

HESAP NO:İBAN:
IBAN: TR260001000343297626465001

____________



 

..
Üye Paneli
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
En Çok Okunan
Video Galeri
En Çok Yorumlanan
Foto Galeri
Takvim
Bugünkü Gazeteler
Anasayfa | Gazeteler | Foto Galeri | Video Galeri | Sohbet Odası
CH