42 Milyonluk Hayvan Hırsızlığından Çıkarılacak Dersler

29 Ocak 2018
0 Haber Yorum

Kafkas Haber Ajansı (KHA) Yazarı Muhammed Şamil Kakça’nın “42 Milyonluk Hayvan Hırsızlığından Çıkarılacak Dersler” yazısı:

Kafkas Haber Ajansı (KHA) Yazarı Muhammed Şamil Kakça’nın “42 Milyonluk Hayvan Hırsızlığından Çıkarılacak Dersler” yazısı:

İçinde Karslı ve Urfalıların da bulunduğu bir çete genç çiftçi projesiyle senet karşılığı 12 bin büyük baş hayvan topladı.500 tırla Kars tan götürdü. Yeni rakam ile 43 milyon eski rakam ile 43 trilyon büyükbaş hayvan dolandırdı. Kars merkez olmak üzere Akyaka, Susuz, Selim Arpaçay dolandırıcılık yüzünden mağdur olan 100 tane çiftçi var.

Bütün Türkiye’yi sarsan 43 trilyonluk dolandırıcılık da her kesimin her kesin şüphesiz hatası kusuru ve sorumluluğu vardır.

42 milyon lira hakız yere dolandıran hırsızlar minareyi çalanlar kılıfını hazırlar sözü gereği  çalma çırpma dolandırma alt yapısını çoktan hazırlamışlardır.

Bu rezil acı ve kötü olaydan her kesin çıkarması gereken dersler ve ibret vardır. Çünkü bu olay yüzünden güven sarsıldı, aileler mağdur oldu ve ticari canlılık durdu.

Tarihin en büyük, büyükbaş hayvan dolandırıcılığında çiftçilerin kusurları:

Eşeğini sağlam kazığa bağla sonra tevekkül et gerçeğini göz ardı etmeleri,

Hüsnü niyet ile hareket ederken âdemi itimatı göz ardı etmeleri,

Sattığı malına değerinden fazla ücret ödenmesi karşısında hiçbir şüphe ve endişe taşımaması,

Karşılıksız senetlerin çeklerin ortada gezdiği bir zamanda tanımadığı kişilerle senet ile ticaret yapmaları,

Ticaret de en önemli kural olan sağlam referanslar ve kefiller ile ticaret yapmamaları,

Malın manevi garantisi ve teminatı olan malın zekâtını vermemek zekât miktarı kadar malın elden çıkmasına bir sebep olabileceğini bilmemesi,

43 trilyonluk dolandırıcılıkta çiftçi birlik ve odaların kusurları:

Çiftçiyi korumak amacıyla kurulan çiftçi birliklerinin çiftçilere doğru düzgün bilinçlendirme yapmamaları,

Bu tür birliklerin işleyişinin sadece aidatını öde mantığıyla çalışmaları,

Bu tür dolandırıcılıklara karşı üyelerini zorunlu ve mecburi eğitime tabi tutmayarak bu tür hırsızlıklarda dolandırıcıların hile ve tuzaklarını anlatmamaları.(Eğer bu eğitimler verilse bu korkunç sonuç ortaya çıkarımıydı..)

Güya çiftçiyi korumak için kurulmuş birliklerin çiftçilerin yaptıkları ticaret de muhatapların karşılıklı sözleşmelerini birlik aracılığıyla yapma zorunluluğu getirmemeleri,

Çiftçi kuruluş ve birliklerince çiftçinin malının hırsızlık dolandırıcılık gasp v.b durumlara karşı zorunlu sigorta ile güvence altına alınmaması,

Çiftçi kuruluş ve birlikleri çiftçilerin yapacakları ticaret de mağdur olmamaları için mal satın alacak tüccar veya kurumlara birliklerden güvenilir tüccar veya firma belgesi alma zorunluluğu getirilseydi hiçbir çiftçi mağdur olmazdı.

43 trilyonluk dolandırıcılıkta devletin kusuru:

Şüphesiz böyle büyük dolandırıcılıkta devletin de büyük kusurları var.

En önemli kusur ticaretteki hukuki boşluklar.

Kişileri sahtekârlığı dolandırıcılığa sevk eden kanuni boşluklar ve yaptırımlar hırsızların iştihasını açıyor. Bu gerçeği bilen hırsızlar nasılsa ülkede kanun nizam hukuk yok diyerek her türlü hırsızlığı soygunu dolandırıcılığı yapıyor. Telefon dolandırıcılığı, ihaleye fesat karıştırma, evrakta sahtecilik ve malzemeden çalma bunlardan bir kaçı.

Devletin en büyük vazifesi vatandaşının can mal ve ırzını koruyacak önlemler ve tedbirler almasıdır.

Büyük mal ve alım yapan firma tüccar ve işletmelere belli bir miktar devlet bankasında teminat mektubu şartı getirilmelidir. Olası bir sahtekârlıkta mağdur olanlara bu teminattan tanzim edilebilir.

Çiftçiyi koruyan birlikler odalar vs kuruluşların denetimi doğru düzgün yapılsa ve bu kurumların işlevlerini doğru düzgün yapıp yapmadığı denetlense belki bu sonuçlar meydana gelmeyecek.

Devlet çiftçinin yapacağı ticaret de tarım il müdürlüğünden veya birliklerden alıcı firma hakkında güvenilir firma referansı isteme zorunluluğu getirmelidir.

Yüz binlerce insanımızın mağdur olduğu bu tür vakalara karşı vatandaşını koruyacak kanuni ağır yaptırımlar ve müeyyideler getirmelidir. Yüz binlerce ailelerin mağdur olmasına, intihar etmesine ve ekmeğe muhtaç hale gelmesine sebep olan dolandırılıcılar hırsızlar ve yolsuzlukları yapanlar hakkında en ağır cezalar işletilmelidir. Gerekirse bu suçları işleyenlerin el veya kolu ibret âlem için kesilmelidir. Bakın o zaman o kollar emeğe ve mala uzanacak mı?.

500 Tır hayvanı satın alan kurum ve fabrikaların satın alınan malların o ilde bulunan birlik oda veya yetkili kurumlardan onay alındığın gösteren belge zorunluluğu getirilmelidir.

Maalesef ülkemizde her gecen gün her kesimden vatandaş dolandırıcılık ve hak gaspı mağduru oluyor ve bu durum feryat figan ve ahları beraberinde getiriyor.

Ahlaki dini etik ve vicdani değerlerin erozyona uğratıldığı, zihinlerin fikirlerin ve akılların soygunculuğa hırsızlığa dolandırıcılığa daha fazla çalıştığı ve eğitim zerre kadar fayda etmediği ülkemde maalesef yirmi adamdan iki adama zor güvenilir bir hale geldik.

Hırsızların soyguncuların ve dolandırıcıların yaptıklarının yanına kar kaldığı ülkemde malı çalınmış alınmış gasp edilmiş geriye gözü yaşlı mağdur ve perişan olan vatandaş kalıyor.

Bu ülkede dinimize mukaddesatımıza değerlerimize ve tarihimize yapılan inkılaplar ahlakı, dini, insani vicdani, ,etik ve toplumsal değerleri yüceltmek ve yükseltmek adına yapılsaydı küçükten büyüğe okumuştan cahile her kesimden insanlar emeksiz, karşılıksız, zahmetsiz ve yorulmadan kazanılan paranın haram olup zehir zıkkım olacağını bilirdi. Allah’ı bilirdi, ahireti bilirdi, hesap gününü bilirdi, cehennem azabını bilirdi.

Öyle bir ülke haline geldik ki kimileri internetten, kimileri televizyondan kimileri markette kimileri pazarda ve kimileri operatörlerle kimileri enerjiden halkı dolandırıyor. Bu soygun talan hırsızlık dolandırıcılık karşısında devlet, kurumlar, yetkililer ve hukuk aciz kalıyor. Bu hali hazırdaki kanunlar ile suçlu ile baş edemiyor. Hapishaneler suçlulara üç yıldızlı otel hizmeti veriyor.

Tamam, her adamın başına bir polis koyamayız ama her insanın vicdanına bir yasakçı polis zabıta koyabiliriz. Vicdanına ilahi kanunlar nizamnamesi olan nebevi hükümleri koyabiliriz.

Maddi kanunlar yaptırımlar müeyyidelerin hükmü kalbe akla ruha tesir etmez ama manevi dini İslami kanunların hükmü vicdana akla kalbe söz geçirir.

Her geçen gün artan ve yeni yeni usul ve şekilleri icat edilen dolandırıcılık soygun ve hırsızlıklara karşı hakiki gerçek samimi dini eğitim verilmelidir. Allah sevgisi ve korkusu, Cehennem hapsi korkusu, ahirette hesap verme korkusu olmayan insan anasını boyar babasına satar vesselam.

Yorumlar(0)
Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*

E-posta*
(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*




(Yukarıdaki güvenlik kodunu giriniz)

Kağızman fm Türkiye Gündemi,

PLAYER TUŞUNA BAS,KAĞIZMANFM CEPTEN CANLI DİNLE,

 
AnketAnket



Son YorumlarSon Yorumlar
Anasayfa'ya Git Anasayfa
Foto Galeri Foto Galeri
Video Galeri Video Galeri
Yazarlar Yazarlar
Yazarlar Künye
Yazarlar İletişim
Bu sitede yayınlanan içerik izinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Codec Haber